“Erkekler ne ister, biliyor musun?”
“Ben metroyla gideyim,” dedi. “Yoruldum.”
Aslı cevap yazmadı. Pencereye gitti, dışarıdaki ışıklara baktı. Belki bir gün, diye düşündü. Belki bir gün bir erkek gelir, sorar: “Peki sen ne istiyorsun?” Erkekler Ne Ister
“Yani,” dedi Aslı, “bir kadının sana ‘nasılsın’ diye sormasını bekleme. Önce sen sor. Bir kadının seni dinlemesini bekleme. Önce sen dinle. Bir kadının senin dünyana girmesini bekleme. Önce sen onunkine gir.”
Oysa sorun vardı. Sorun, üç aydır bu randevuyu erteliyor olmasıydı. Sorun, her buluşmalarında aynı şeydi: o gelir, Aslı beklerdi. Küçük bir şeydi belki, ama küçük şeyler… işte onlar birikirdi. “Erkekler ne ister, biliyor musun
Yemek boyunca Arda işten bahsetti. Terfiden, yeni projeden, patronun ne kadar haksız olduğundan. Aslı dinledi. Başını salladı. “Anlıyorum,” dedi. Sonra, araya girmeyi denedi: “Ben de geçen gün ofiste…”
“Efendim?”
Arda oturdu, menüyü eline aldı. “Ne yiyorsun?”
